Merhaba!

Olumlu düşünme, olumsuz düşüncelerinizi daha iyi yapmanıza izin verecektir.

EMİNE NADİN

Istanbul YTŪ Fen-Edebiyat Fakūltesi, Egitim Bilimleri mezunu. On beş yıl Rehber ve Psilolojik Danışman olarak çalıştı. Onlarca farklı öğrenci ve yetişkinin, akademik ve mesleki başarılarını etkileyen kişisel, sosyal ve duygusal sorunlarını çözmelerine yardımcı oldu. Öğrencilerin, bireysel problemleri ile başa çıkabilmeleri için kişisel gelişim ve becerilerini gūclendirmelerine rehberlik etti.

Emine, kendisini geliştirmeyi ve kariyerinde ilerlemeyi hiç durdurmadı. Amacı insanlara daha etkili bir şekilde yardımcı olmak, sorunlarını gönūlden ve kökten çözmek, bunun için egitimini ve araştırmalarını hipnoterapi alanında sūrdūrūyor.

Şu anda İngiltere’de hipnoz terapisi egitimine ve araştırmalarına devam ediyor.

• Topluluk önünde konuşmaktan korkuyor musunuz?

• Aç olmadığınız halde sürekli ne yesem diye mi düşünüyorsunuz?

• Nedenini bilmediğiniz fobileriniz mi var?

• Yaşam enerjiniz çok mu düşük?

• Vücudunuzda bitmek bilmez ağrılar sizi yoruyor mu?

• Sigara, alkol, kumar…vb bağımlılıklarınızdan kurtulmayı denediniz ama başaramadınız mı? Hissettiğiniz her şey gerçektir. Hislerinizi  dolayısıyla gerçeklerinizi değiştirmek mümkün. Hipnoterapi ile korku, kaygı, bağımlılık gibi istemediğiniz duyguları aşmanız mümkün. Hem de hayal edemeyeceginiz kadar kısa sürede ve etkili bir şekilde. Hipnoz ile bilinç altınızı yeniden eğitebilir  bugüne kadar edinmiş olduğunuz tüm  ön yargılarınızı değiştirebilirsiniz. Hayatı daha pozitif ve mutlu bir enerji ile yaşamak istiyorum diyorsanız beni arayın. Sorununuzu birlikte çözelim..İster yüz yüze, ister online.

Daha fazla bilgi için şimdi 0 (537) 822 00 84 ‘ü arayın.

Hipnoterapi nedir?

Hipnoterapi, hipnoz olan kişinin bedeninin gevşemesi ve rahatlaması sonucu odaklanma ve konsantrasyon gūcūnūn artması ile bilinç ve bilinçaltına yönelik olarak uzman tarafından uygulanan destekleyici bir terapi yöntemidir. Yani Hipnoz aracılığı ile (hipnoz sırasında) uygulanan tedavilere verilen genel isimdir.

Hipnoz Nedir?

Hipnoz, psikolojiye göre, telkine yatkınlık gösteren bir tür yapay uyku veya uyku-uyanıklık arası haldir. Bir başka deyişle bir trans hâlidir. Bu trans sırasında, kişi çevreden gelen tüm (ses, ışık, koku vb.) uyaranlara kendini kapatır veya aldırmazken, hipnoz yapan kişinin telkinlerini artmış bir dikkatle dinler, anlar ve gönüllü katılımla uygular. Hipnoz terimini ilk kullanan, Yunan mitolojisindeki uyku ilahının adından (Χυπνος) esinlenen İskoç hekim S. James Braid’dir (1795-1860). İlk zamanlar sihirbazlık ya da büyücülüğün bir dalı gibi görülen hipnotizma bilim çevrelerince önceleri mesmerist bir uygulama sanılarak aşağılanmışsa da, 19. yüzyılın sonlarında kimi psikoloji çevrelerinin, özellikle Salpetrier ve Nancy ekollerinin reddetmek yerine fenomene bilimsel araştırıcılıkla yaklaşıp, fenomeni bilimsel deneylerle sistemli bir şekilde incelemesi sonucunda, hipnoz bilim alanındaki yerini almıştır. Hipnoz, bedenin gevşemesi ve rahatlaması sonucunda kişinin zihininde oluşan ve kişiyi etkileyen olumsuz duyguların belli tekniklerle iyileştirilmesi için uygulanır. Gūnūmūzde spiritüalizmde ve parapsikolojide kullanılmasının yanı sıra, psikoterapide, kriminolojide ve sancısız doğum, ağrısız diş çekme, yabancı dili çabuk öğrenme gibi çeşitli amaçlarla birçok alanda kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca uluslararası istihbaratta da kullanıldığı ileri sürülmektedir.

Hipnoterapi Nasıl Yapılır?

İnsanlarda görülen bazı fobiler, stres, depresyon, panik atak, sūrekli yorgunluk, nedensiz vucut ağrıları, bağımlılıklar gibi durumların giderilmesi için yapılan hipnoterapi, alternatif tıp yöntemi olarak giderek yaygınlaşmakta ve uygulama alanlarında artışlar gözlenmektedir.

Hipnoterapi üç bölümden oluşur. Transa girme, kişiye telkin verme ve transtan çıkma şeklindedir. Transa girme yani hipnotize olma en zor aşamadır. Burada kişi etrafında olup bitenlerin farkındadır. Fakat uyku hali vardır. Hipnotize olan kişiye daha sonra verilen telkinler bilinçaltına gönderilmeye başlanır. Bilinçaltına gönderilen mesajların önemi büyüktür. Ardından transtan çıkarma işlemi gerçekleşir. Bilinçaltına gönderilen mesajlar ile kişide oluşmuş olan negatif duygulardan kurtulması hedeflenir.

Bilinçli bir zihin, geçmiş ve şimdiki zaman gerçeklerinden bağımsız işlemez. Yani hipnotize etmeden verlen öğūtler yada telkinler bilinç dūzeyinde olduğu için pek etkili olmaz. Oysa hipnoz halinde bilinçaltı tamamen şimdiki zamanı yaşar, bu yūzden de verilen telkinler çok etkili ve kalıcı olur. Örneğin yıllardır kilo veremeyen yada sigarayı bırakamayan bir kişiye telkin yolu ile rahatlıkla kilo verebileceği ve bunu gerçekleştirebileceği hipnoz yolu ile kolayca verilebilir. Bunun için de kişinin bunu istemesi gerekir.

Hipnoterapi sonucunda insanlar hayata daha olumlu bakabilmekte ve hastalıklarından, takıntılarından kurtulabilmektedir.

Hipnoterapi için hipnoz edilecek olan kişinin hipnotize olmayı istemesi ve zihin yapısının buna uygun olması çok önemlidir. Bazı yeteneklerden yoksun ve ruhsal çöküntü içinde olan kişiler hipnoz edilememektedir. Hipnozda dikkat de önemlidir. Sallanan nesne yönteminde hasta nesneye dikkatini toplamaz ise hipnoz edilmesi hipnoterapisti zora sokar. Kendini rahat bırakmayan ve uzmana güvenmeyen kişilerinde hipnoz edilmesi pek de kolay olmayacaktır.

Hipnoz Terapisinin yardımcı olduğu alanlardan bazıları

  • Beslenme Alışkanlıkları -Kilo verme
  • Yeme bozuklukları
  • Sigara Bağımlılığı
  • Endişe ve Kaygılar
  • Panik atak
  • Fobi ve Korkular (Örūmcek, uçağa binmek vb.)
  • Öfke Kontrolu
  • Depresyon Kumar ve Alışkanlıklar
  • Ağrı yönetimi (Baş, boyun ağrısı vb.)
  • Negatif duygulardan arınma
  • Motivasyon artırma
  • Obsesif Kompulsif Bozukluklar
  • Cinsel sorunlar
  • Tırnak yeme
  • sac yolma vb.
  • Kaygılar (sınavlar, testler, araba kullanma vb.)
  • Kendine güven Özsaygı
  • Uyku sorunları
  • Topluluk önünde konuşma korkusu, kaygısı
  • İletişim ve Sunum Becerilerini Arttırma
  • İlişki sorunları
  • Aşk Acısı ve Ayrılıklar
  • Stres Yönetimi
  • Duygusal Bloklar
  • Cilt problemleri
  • Konsantrasyon
  • Kendini suçlama, utanç
  • Kekemelik (konuşma bozuklukları)
  • Çalışma performansını artırma
  • Bağımlılıklardan kurtulma
  • Kişisel Gelişim becerilerini artırma
  • Bağışıklık sistemini güçlendirme
  • Kıskançlık
  • Yas surecini atlatabilme
  • Umutsuzluk
  • Geçmişi Geçmişte Bırakmak
  • Affetme ve Öfke
  • Bolluk Bilinci
  • Aşağılık Hissi
  • Sabah yorgunluğu
  • Enerji arttırma
  • Stres yönetimi
  • Gevşeme/Rahatlama
  • Self Hipnoz (Kendi Kendine Hipnoz)

Hipnoterapi S.S.S

Hipnoz Nedir ?

Hipnoz, psikolojiye göre, telkine yatkınlık gösteren bir tür yapay uyku veya uyku-uyanıklık arası haldir. Bir başka deyişle bir trans hâlidir. Bu trans sırasında, kişi çevreden gelen tüm (ses, ışık, koku vb.) uyaranlara kendini kapatır veya aldırmazken, hipnoz yapan kişinin telkinlerini artmış bir dikkatle dinler, anlar ve gönüllü katılımla uygular. Hipnoz terimini ilk kullanan, Yunan mitolojisindeki uyku ilahının adından (Χυπνος) esinlenen İskoç hekim S. James Braid’dir (1795-1860). İlk zamanlar sihirbazlık ya da büyücülüğün bir dalı gibi görülen hipnotizma bilim çevrelerince önceleri mesmerist bir uygulama sanılarak aşağılanmışsa da, 19. yüzyılın sonlarında kimi psikoloji çevrelerinin, özellikle Salpetrier ve Nancy ekollerinin reddetmek yerine fenomene bilimsel araştırıcılıkla yaklaşıp, fenomeni bilimsel deneylerle sistemli bir şekilde incelemesi sonucunda, hipnoz bilim alanındaki yerini almıştır. Hipnoz, bedenin gevşemesi ve rahatlaması sonucunda kişinin zihininde oluşan ve kişiyi etkileyen olumsuz duyguların belli tekniklerle iyileştirilmesi için uygulanır. Gūnūmūzde spiritüalizmde ve parapsikolojide kullanılmasının yanı sıra, psikoterapide, kriminolojide ve sancısız doğum, ağrısız diş çekme, yabancı dili çabuk öğrenme gibi çeşitli amaçlarla birçok alanda kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca uluslararası istihbaratta da kullanıldığı ileri sürülmektedir.

Hipnoterapi Nedir ?

Hipnoterapi, hipnoz olan kişinin bedeninin gevşemesi ve rahatlaması sonucu odaklanma ve konsantrasyon gūcūnūn artması ile bilinç ve bilinçaltına yönelik olarak uzman tarafından uygulanan destekleyici bir terapi yöntemidir. Yani Hipnoz aracılığı ile (hipnoz sırasında) uygulanan tedavilere verilen genel isimdir.

Hipnoz kesinlikle bir uyku hâli değildir, uyku-uyanıklık arası haldir. Bir başka deyişle bir trans hâlidir. Hipnotize olmuş kişi etrafında olup biten herşeyi duyar ama ilgilenmez çūnkū kişi tamamen terapistin söylediklerine konsantre olur ve onu dinler, kendi arzusu ile.

Hayır! Bu mümkün değildir. Hipnoz kişinin gönüllü isteği ve katılımıyla gerçekleştirilen bir trans hâlidir. Hipnoz yapan kişi, hipnoza girmeyi gönüllü olarak kabul eden kişiye hipnoza girmesini sağlayacak bazı telkinler verir. Kişi bu telkinleri uygulayarak hipnoza girer. Hipnoza girmek istemeyen bir kişi kendisine söylenen telkinleri gerçekleştirmeyi reddedeceği için hipnoza girmez.

Hayır!Hipnoz sırasında kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmaz. Hipnoz yapan kişinin söylediği her şeyi duyar, anlar, hatta yargılar. Yapması istenilen şey kişinin sosyal ve ahlâki değerlerine uygun değil ise kabul etmez, uygulamaz. Israr edilirse kişi hipnozdan çıkar. Filimlerde yada şovlarda gösterilen hipnoz ile gerçek hipnozun alakası yoktur.

Hipnozdaki kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmadığı için istemediği sürece hiçbir sırrını söylemez, özel bilgileri vermez. Hipnozdaki kişi ancak, söyleyeceği şeylerin kendisi için (örneğin hastalığının tedavisinde işe yarayacağı şeklinde) yararlı olacağına inanır ve hipnoz yapan kişiye güvenirse sorulan sorulara yanıtlar verir.

Hipnoz bir uyku olmadığı için, uyanamamak diye bir şey olamaz. Hipnoz yapan hekim, terapi sonunda kişiye hipnozdan çıkacağı telkinini verdiği zaman kişi hipnozdan çıkarak gözlerini açar. Hatta hipnoz esnasında istemediği birşey olmuşsa kişi anında gözlerini açabilir.

Hipnozun oluşmasında birkaç temel unsur vardır: Gönüllülük, konsantrasyon ve hayal gücü. Hipnoza başlanırken, kişi önce hipnoza girme konusunda gönüllü ve istekli olmalıdır. Gönüllü ve istekli olan kişi, terapistin kendisine söylediği (hipnoza giriş için verdiği) telkin cümlesine tüm dikkatini verir, yoğunlaşır. Sonra da söylenen telkinin içeriğini hayal ederek gerçekleştirir. Buradan da anlaşılabileceği gibi bir kişinin hipnoza girebilmesi için gönüllü olması, konsantrasyonunun ve hayal gücünün yeterli olması zorunludur.

Hipnoza girebilme yetisine hipnotizabilite (hipnoza yatkınlık) adı verilmiştir. Herkesin hipnoza
yatkınlığı (hipnotizabilite) farklıdır. Bu nedenle herkes hipnoza giremez. Çocuklar hipnoza son derece yatkındırlar. Yapılan araştırma sonuçları, hipnoza yatkınlığın en fazla olduğu dönemin 6-10 yaş arası olduğunu göstermiştir. Yaş ilerledikçe hipnoza yatkınlık giderek azalır. Genel olarak toplumun %10-15’inde hipnoza yatkınlık yoktur. Bu kesim kesinlikle hipnoza giremez. Toplumun %70-80’inde orta düzeyde bir hipnoza yatkınlık, %10-15’inde ise yüksek düzeyde hipnoza yatkınlık vardır. Yani toplumun büyük bir çoğunluğu hipnoza girebilmektedir.

Hipnoza yatkınlık yetisi, kişilik yapılarına ve içinde bulunulan ruhsal rahatsızlığa bağlı olarak değişmektedir. Örneğin, kuşkucu, kimseye güvenmeyen, her şeyi kontrol etmeye çalışan ya da kendisini herkesten çok üstün ve değerli gören kişilik yapılarına sahip olan kişiler kolay kolay hipnoza giremezler. Aynı şekilde obsesif-kompulsif bozukluk, şizofreni, ağır depresyon, paranoid bozukluk ve demans (bunama) hastalarının hipnoza yatkınlıkları sağlıklı insanlara göre daha düşüktür.

Genel Tıpda: Ağrıyı ortadan kaldırmak için (migren ve gerilim tipi baş ağrıları, kronik fiziksel ağrılı hastalıklar, trigeminal nevralji, ağrısız doğum, kanser ağrılarında), hipnoanestezi ile cerrahi girişimlerde (ameliyatlar, diş çekimi ve diş eti rezeksiyonlarında), psikosomatik hastalıklarda (astım, esansiyel hipertansiyon, psöriazis, ülser, ülseratif kolit, irritabl kolon, siğil tedavisinde)

Psikiyatride: Tik, kekemelik, enüresis noktürna (gece işemeleri), trikotilomani, yeme bozuklukları, obezite, psikojenik ağrı bozukluğu, konversiyon bozukluğu, cinsel işlev bozuklukları, sigara bağımlılığı, dissosiyatif bozukluklar, fobiler, panik bozukluğu, agorafobi, sosyal fobi, sınav kaygısı, travma sonrası stres bozukluğu…

Hipnoz Ne Kadar Etkili?

Amerikan Sağlık Dergisi Araştırmasından
Tedavi Türleri ve Bulunan:
0%
Psikanaliz
0%
Davranış Terapisi
0%
Hipnoterapi

38% İyileşme Oranı
600 Seans

72% İyileşme Oranı
22 Seans

93% İyileşme Oranı
6 Seans